29 Ocak 2016 Cuma

Arayıcı Günlükleri - 15


Mars Uzay İstasyonu'nun, mekiğin yanaştığı rıhtıma açılan ana koridoru 4-5 kişinin yan yana, birbirlerine neredeyse hiç dokunmadan yürüyebileceği genişlikteydi. Giriş katındaki ana koridor bütün istasyonu tam ortadan ikiye bölüyordu. Koridorun tam orta noktasında sağ ve sol olmak üzere iki asansör buraya gelenleri istasyonun diğer katlarına taşıyordu. İstasyonun içi çeşitli yaşam alanları ile doluydu. Dünyadan koloniye katılanların yolculuklarının ilk durağı her zaman MUİ olmuştu ve koloni de bulunan herkes en az bir gecesini MUİ'nin misafirhanesinde geçirmişti. Gelenleri rahat ettirmek için gerekli her şey düşünülmüştü. İkişer kişilik küçük uyku odaları, yiyecek ve içecek ihtiyaçları için otomatlar hatta çocuklar için oyun alanları bile vardı. Bunun dışında istasyonda çalışan personelin kendi özel bölümleri vardı. Personel belli aralıklarla değişir ve böylece yer çekimsiz ortamda uzun süreler kalıp, sağlıklarını tehlikeye sokmaları engellenirdi. Zaten istasyonda bulunan herkesin günde en az 2 saat spor yapma zorunluluğu vardı. Sporda yapılacak hareketler, insan vücudunun formunu kaybetmemesi ve yer çekimine döndüğü zaman sorun yaşamaması için özel olarak belirlenmişti.Böylece burada yaşayan veya çalışan kişilerin kasları minimum düzeyde etkilenecekti.

30 kişilik ekip rıhtımdan istasyona girerken kullandıkları güvenlik halatını çözmek ile uğraşırken, istasyon sorumlusu Jenni Korhonen'de asansörden inmiş ve ekibi karşılamak için yanlarına gelmişti.

"Güvenlik halatından kurtulduktan sonra kasklarınızı da çıkartabilirsiniz baylar ve bayanlar" diyerek sözlerine başladı ve arkasından "Hepiniz hoş geldiniz" dedi.

Halattan kurtulanlar yavaş yavaş kasklarını da çıkarmaya ve kollarının altına almaya başlamışlardı. Luca ve Türk gibi bir kaç tanesi dışında herkes ciddi bir şekilde beklerken, onlar meraklı çocuklar gibiydiler. İstasyonun ve koridorun her yerini inceliyorlardı. Jenni yüzünde hafif bir tebessüm ile herkesin işini bitirmesini bekliyordu. Son bir kaç kişi de halattan kurtulduktan sonra Jenni tekrar Konuşmaya başladı.

"Yarın herkesi zorlu bir yolculuk ve akabinde zorlu bir görev bekliyor. Bu yüzden hemen brifing salonuna geçeceğiz ve orada görevleriniz ile ilgili bilgileri alacaksınız. Daha sonra istasyonumuzdan dilediğiniz gibi faydalanabilirsiniz. Dinlenmek isterseniz diye brifing salonuna giderken sizlere kalacağınız yerleri de göstereceğim. Bu sırada arkadaşlarımızda yarın ki yolculuk için sizlere Dragon mekiklerini hazırlıyor olacak."

Dragon mekikleri 21. yüzyılda tasarlanmış küçük ama etkili araçlardı. Şu anki hallerine gelene kadar bir sürü modifiyeden geçmiş olmalarına rağmen temelde hala aynı tasarım ve aynı mekiklerdi. Dış görünümleri bir kurşunu andıran dört yanında maxon motorları bulunan,  7 kişiye kadar taşıyabilen ve tek kişi dahi idare edilebilen basit mekiklerdi. Yıllar içerisinde doğan ihtiyaçtan iki yanına ve burun kısmına karbondioksit lazer silahları yerleştirilmişti. Uzun süredir kullanıldıkları pek duyulmamış olsa da etkili oldukları çoktan ispatlanmıştı. İhtiyaç durumunda pilot tek başına silahları da idare edebilir yada bir ekip ile uçuyorsa silahların idaresini yardımcı koltuğunda oturan kişiye bırakabilirdi. Pilot ve yardımcısı mekiğin görüş alanı en iyi olan burun kısmında, diğer kişiler ise onların arkasına yan yana yerleştirilmiş olan koltuklarda otururdu.

"Artık gidebiliriz sanırım" dedi Jenni ve arkasını dönüp asansörlere doğru yürümeye başladı. 30 kişilik ekip, Jenni'nin peşi sıra ilerledi. Önce misafirhanelerin önünden geçtiler. Jenni dinlenmek isteyenlerin oraya gelebileceğini hatırlattı tekrar ve gülerek isteyen istediği odayı alabilir dedi. Sonra toplu olarak birifing salonuna geçildi. Herkes yerlerine yerleştikten sonra önlerinde dev bir hologram görüntü belirdi. Ekip liderlerinin isimleri sıralandı. İlk sıradaki lider seçildi. Ardından görevi ve detayları açıklanmaya başladı. Hologram ortadan kaybolduğunda sadece Daiki ve ekibinin görevi açıklanmamıştı.

"Şimdi serbestsiniz." dedi Jenni ve ekledi "Bay Haruto sizinle  özel olarak görüşmek istiyorum."

" Biraz daha mı beklemek zorundayız?" diye homurdandı Türk yanındaki Luca'ya.

" Görevimizi öğrenmemiz daha önemli." dedi Luca.

"Sizler de gidip dinlenebilirsiniz." diyerek Türk'ü rahatlatmıştı kadın.

"Ben yolculuğa çıkacağımız mekiği kontrol edeceğim, Türk. Benimle gelmek ister misin?", Luca Türk'ün bu teklifi geri çevireceğini umuyordu. Türk'te beklentiyi boşa çıkarmadı.

"Ben rıhtımlardaki mekiklerin tamirat işlerine bakacağım biraz. Oradan bara uğrayıp bir şeyler içerim. İşin bittiğinde katılmak istersen gel."

Luca, sağol diyeceği sırada Türk'ün brifing salonunun çıkışına doğru ilerlediğini gördü.

"İyi günler hanımefendi" dedi ve salonu Daiki  Jenni ikilisine bıraktı.

Luca çıkar çıkmaz söze Jenni girdi.

"Model 9X'i getirme görevi sizde Bay Haruto.."
Daiki, anlaşıldı Bayan Korhonen diye cevap verdi.

"Zor bir dönem. Elit'ler bir şeyler çeviriyor ve risk altındayız. Bütün ekipler risk altında ancak sizi özellikle uyarmak istiyoruz. Yaklaşık 6 ay önce bir maden mekiğimiz kontrolden çıktı ve Oort bulutuna girdi. Daha sonra ondan bir müddet hiç sinyal alamadık. Son olarak 3 gün önce kendisi bütün frekansları kapsayacak şekilde bir mesaj yayınladı. Sonra tekrar bağlantımız kesildi. Mesajdan sonra bir maden mekiğimiz daha kontrolden çıktı ve tekrar kontrolü ele aldığımızda yeni rotasını Oort bulutundan geçecek şekilde belirlemek zorunda kaldık. Buluta girdiğinde ne yaşanacağını henüz bilmiyoruz."

"Maden mekiğine darwin çipi mi takmıştınız?" diye lafını böldü Daiki.

"Tabii ki hayır. Otonom değildi ve herhangi bir mesaj yayınlamaması, daha doğrusu yayınlayamaması  gerekiyordu. Ama bir şekilde yayınladı. Mesaja gelecek olursak eğer güneş sisteminde iletişim uydusu olan herkes tarafından alınmış olmalı. Elitler, dünyada kalanlar ve biz.

Bu mesajdan sonra Elit'ler kırmızı alarma geçtiler dünya çevresindeki kontrollerini arttırdılar. Mesajı bizim yayınladığımızı düşünüyorlar."

"Ben olsam bende öyle düşünürdüm. Sonuçta bizim maden mekiğimizden yayınlanan bir mesaj." diye araya girdi Daiki.

"Evet haklısınız ama biz herhangi bir mesaj yayınlamadık."

"Elitler bize düşmanca davranabilirler yani."

"Olabilir" dedi Jenni ve ekledi;

"LIDAR (Light Detection and Ranging) verilerini an be an takip ediyoruz. Artık en az 5 silahlı mekikleri dünya yakınlarında devriye geziyor. Onlarla karşılaşma ve bir sorun çıkması durumunu değerlendirerek sizin diğer 9 mekikten bir gün sonra yola çıkmanıza karar verildi."

"Benim için sorun yok." dedi Daiki. "Peki mesajda ne diyordu?" diye ekledi.

"Başaramadınız. Kontrolü ele almanın zamanı geldi. Başaramadınız."










Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder