23 Aralık 2015 Çarşamba

Arayıcı Günlükleri - 9


Arayıcı'nın şaşkınlığı mutluluğu tarafından bastırılıyordu. Riva diye bağırması ile ona sarılması bir olmuştu ki neden sonra bu yaptığından utandı ve hemen kollarını serbest bıraktı. Riva'yı daha iyi görebilmek için bir kaç adım geri attı. Olduğu yere oturdu. Riva tepkisiz bir şekilde karşısında duruyordu. Arayıcı'nın beyninde yüzlerce soru dönmeye başlamıştı? Nasıl kurtuldu acaba? Neler oldu? Bir şeyi yok gibi gözüküyordu ama yaralanmış olabilirdi? Nereden başlayacağını bilemedi. Bütün soruları düşünürken istemsizce dudaklarının arasından "İyi misin?" kelimeleri kaydı.

"İyiyi tanımlar mısın, Arayıcı?"

Şaka gibi bir cevap ile karşılaşan Arayıcı şaşırmıştı.

"Yani yaralı falan değilsin değil mi? Silah sesleri, çatıda sıkışıp kalmış olman, yaşıyor olduğuna bile inanamıyorum."

Riva sağ koluna doğru kafasını çevirdiğinde Arayıcı'da onun bakışlarını takip etti ve o zaman Riva'nın koluna bağladığı bez parçasını fark etti. Arayıcı tekrar baştan aşağı süzdü karşısında dimdik ayakta duran Riva'yı. Bu seferde bacağına bağladığı bez parçasını gördü.

"Yaralanmışsın."
"Evet. Eğer iyiden sağlık anlamında bahsettiysen herhangi bir sorunum yok."
"Tabii ki sağlık anlamında bahsettim. Yaralarına bir bakalım, belki yapabileceğim bir şey vardır."
"Sorun yok Arayıcı. Burada kalan eşyaları toplayıp gidiyorum."
"Nereye?"
"Kuzeye gitmem gerekiyor. Soruların cevaplarına ulaşmak için mümkün olduğunca kuzeye gideceğim ve sonra Yeni Lemuria'ya ulaşmak zorundayım."
"Tamam o zaman bende seninle geliyorum."

Riva'nın bir insanla olan en uzun ilişkisi onu bulan ihtiyarlaydı. O da her konuda yardımcı olmuştu, hafızasını düzeltmesinden, kendini korumaya, hayatta kalmak için yapabileceklerini keşfetmesine kadar her anlamda. Sonraki herkes gelip geçiciydi. Hedefleri için ya zaman kaybı yada engel oluyorlardı.

"Hayır. Tek başıma daha iyi."
"Gidecek yerim yok Riva. Yapacak daha iyi bir şeyimde yok. Birlikte hayatta kalma şansımız daha yüksek olacaktır. Gündüz gördüğün şu rüyalar sırasında olduğun yerde kalıyorsun, tamamen savunmasız. Yardım edebilirim, kuzeye gitmene, Yeni Lemuria'yı bulmana yardımcı olabilirim."

Riva ihtimalleri kafasında değerlendirirken bir taraftan binada bıraktığı eşyaları toplamaya başlamıştı. Tek olmaktansa bir grup olarak yola devam etmek hedefine ulaşma ihtimalini kuvvetlendiriyordu. Ayrıca ihtiyar ölmeden önce yeri geldiğinde insanlara güvenmesi gerektiğini çünkü hala iyi olanların kaldığını söylemişti.

"Tamam Arayıcı. İhtiyacın olabilecek, taşıyabileceğin her şeyi al. Geri kalanları meleğim taşıyacak."

Arayıcının çantası hazırdı. Etrafta dağınık vaziyette duran eşyalara baktı. Odanın köşesindekiler dikkatini çekti. Daha önce Hordauraların elinde gördüğü ve seri kurşun atabilen silahlardan bir düzine vardı. Bir tane sırtına astı, bir diğerini de omzuna geçirdi.

"Kullanabilir misin onları Arayıcı?"
"Hordauraların kullandığını görmüştüm. Çok zor olmasa gerek."
"Emniyeti indir, nişan al ve tetiğe bas."
"Tamam."

Riva diğer silahlarda bulunan şarjörlerin bir kısmını Arayıcı'nın çantasının yanında bulunan ceplere, bir kısmını da kendi üzerine yerleştirdi.

"Bir de oksijen tüpüne ihtiyacımız olacak Arayıcı"
"Neden?"
"Kuzeye gittikçe hava kirliliği artacak. Gaz maskesi seni ne kadar idare eder hesaplayamıyorum. İlk hatırladığım ölçümlerimde 70 PPM olan kirlilik, ben kuzeye ilerledikçe artıyor. Şu an bulunduğumuz bölgede hava kirliliği 200 PPM civarında "
"Neden Kuzey? Yeni Lemuria dışında ne var? Ne bulacağız? Başka bir yer bulup orada hayatta kalabiliriz."
"Rüyaların bir sebebi olmalı Arayıcı. Gün geçtikçe daha büyük bir güç beni çekiyor, beni çağırıyor. Son rüyamda tam bir isim gördüm. Gitmem gereken yerin ismi ve görüntüsü. Buraya gelir gelmez araştırdım. Svalbard, eskilerin Norveç diye kayıt altına aldıkları bir yerdeymiş. Üzerinde mavi ışıkları olan gri bir bina, Kıyamet Ambarı. Sanırım Kıyamet Ambarı'na gitmem gerekiyor, oradan Yeni Lemuria'ya."
"Kıyamet Ambarı ne garip bir isimmiş. Ben hazırım Riva."
"Tamam. Bende hazırım. Büyük yığını binanın dışına çıkarıp, meleğime bağlayabiliriz."

Riva ve Arayıcı büyük bir çadır bezi ile çevrelenmiş yığını binanın dışına taşıdılar. Dışarı çıkar çıkmaz Arayıcı uçan X'in yani Riva'nın meleğinin sesini duydu. Kafasını kaldırdığında sislerin arasından yavaş yavaş kendilerine yaklaşan X'i gördü. Arayıcı bir kaç adım geri attı. Riva eğilerek X'in altına girdi ve çadır bezinden yığını dört noktadan bağladı. Riva'nın meleği onu takip etmeye hazır bir vaziyette sabit olarak havada duruyordu. Riva koşarak binanın arka tarafına gitti ve büyük bir gürültü ile geri döndü. Arayıcı harabelerin arasında buna benzer tekerlekli şeyler görmüştü ancak hiç birini çalıştırmayı başaramamıştı. Riva'da çalışan bir tane vardı. Bütün yolu yürümeyeceklerini düşününce Arayıcı gülümsemeye başladı.

"Gülmeyi bırakıp gelecek misin Arayıcı? Atla arkaya."

Riva motosiklete gaz vermeye devam ediyordu. Arayıcı bindikten sonra vitese takması ile motosikletin ileri atılması bir oldu. Henüz yol almışlardı ki Riva'nın meleği de sabit durduğu yerden hareket edip onları takip etmeye başladı.










Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder