3 Kasım 2015 Salı

Arayıcı Günlükleri - 7


Metalik sekizgen odanın mavi neonlarının arasında kırmızı alarmlar odayı siyaha yaklaştırıyor, alarmlardan çıkan ses odanın sessizliğini bozuyordu. Odanın içindeki dikdörtgen prizmaların ikisi birden yanıp sönmeye başladı ve ardından tamamen beyaza büründüklerinde alarmın kırmızısı kendisini gösterdi. 

Odanın içinde bulunan cam monitörde hesaplamalardan açılan bölüme görüntüler gelmeye başladı. Yüksek bir binanın etrafında dolaşan Drone-23'ten gelen görüntüler. Yüksek binanın çatısında genç bir kıza silah doğrultmuş bir şeyler söyleyen iki adam rahatlıkla seçilebiliyordu. Drone yukarıdan kıza doğru alçalarak yaklaştıkça, bir kıza bir drone'a bakıyorlardı. Drone'un silah alarmları çalışmış ve merkeze uyarı göndermeye başlamıştı. Drone'dan gelen görüntüler cam monitörde sağ alt köşeye indi ve hesaplamalar görüntülerin hemen üstüne yerleşti. Açılan bölümde yazılar sırayla gelmeye başladı.

R: "Benim gördüklerimi sende görüyorsun değil mi, Elon?"
E: "Evet. Eğer binada daha fazla silahlı insan yoksa o ikisini halledebiliriz."
R: "Geçen seferki gibi olmayacak değil mi? O insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor olabilirler."
E: "Eğer Drone ile müdahale edersek zarar vermemeye çalışırım ama genç bayanın yapabilecekleri konusunda sana garanti veremem."
R: "O zaman genç bayanı bir an önce oradan çıkaralım. Yeterince vakit kaybetti zaten, bir de ona zarar gelmesini istemeyiz."
E: "Tamam, Richard. Drone'da yüklü sis bombalarını çatıya bırakıyorum. Bu ona kaçmak için bir fırsat yaratır."

Riva'nın elleri havada bekliyordu. Önünde duran adam arkasını Riva'ya dönmüş, belki de hayatında ilk defa gördüğü uçan cisme bakıyordu. Arkasında duran kafasına silah dayamış vaziyette bekliyordu. Riva yapabileceklerini ve olası sonuçlarını düşünmeye başlamıştı. Her ihtimalde önce arkasındaki adamı halletmeliydi ve her ihtimalin sonucu kendisini neyin beklediğini bilmeden adamların geldiği kapıdan kaçmaya çıkıyordu. Uçan cisim adamların dikkatini yeterince dağıttığında harekete geçebilirdi.

Danny ve Arayıcı asansörün önünde konuşurken asansörün kapıları aniden kapandı ve aşağı inmeye başladı. Arayıcı merdivenlere doğru döndüğünde Danny omzundan tuttu ve Arayıcı'nın gitmesini engelledi.

"Bence artık ona yardım edemezsin Arayıcı. Yaptığı her ne ise senin başını da derde sokacak. Bir an önce eşyalarını topla, benim de acil durumlar için sakladığım bir çantam vardı. Onu sana vereceğim. Sonra merdivenlerden in ve git buradan Arayıcı."
"Yapamam onu burada bırakamam. Bana hiç bir zararı olmadı ve şimdi her ne yaptıysa bütün güvenliği kendisine çekiyor."
"Unut onu Arayıcı. Git buradan, hadi acele et."
"Peki."

Arayıcı Riva'ya yardım etmek istiyordu, sorun her ne ise belki de çözebilirdi. Ancak herkesi başına topladığına göre ciddi bir şey yapmış olmalıydı. Arayıcı geçici odasına geçmeden tekrar asansöre baktı. Çatı katında duruyordu. Cebinden acil durum anahtarını çıkarttı ve asansör düğmelerinin altındaki deliğe soktu, sağa doğru çevirdi. Şimdi asansör bulundukları kata gelecekti ve o anahtarı çıkarana kadar hiç bir yere gitmeyecekti. Arayıcı geçici odasına koşarak gitti ve zaten toplu olan çantasını aldı. Danny o gece Arayıcı'nın yolculuğu için hazırlattıklarını bir çantaya daha sonra o çantayı'da daha büyük olan kendi acil durum çantasının içine yerleştirdi. Katta kalan herkes kapılarının önüne çıkmış ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Danny odadan çıktı ve bağırmaya başladı.

"Herkes güvenliği için odalarına girsin hemen." 

Arayıcı odasından elinde çantasıyla fırladı. Danny hazırladığı büyük kamp çantasını Arayıcı'nın sırtına yerleştirdi. 

"Hadi git Arayıcı. Yolun açık olsun. Olayların sonucunda seni sonsuz yolculuğa göndereceklerini sanmıyorum artık. Arkadaşın her ne yaptıysa senin hayatını da tehlikeye attı. Belki dışarıda daha iyi bir yer bulursun. Kendine iyi bak."
"Danny."
"Çok uzattık yeter, git."

Arayıcı, kapıları açık vaziyette bekleyen asansöre koştu. Anahtarı kapıdan çıkardı ve zemin kat düğmesine bastı. Kapılar yavaşça kapanırken son olarak Danny'nin umutsuz bakışlarını gördü.

Riva, iki silahlı adamın geldiği kapıya baktı, daha fazlası geliyordu. Artık harekete geçme zamanı gelmişti. Bu sırada havada dolaşan Drone, Riva ile önünde duran adamın arasına bir teneke bıraktı. Sonra hızlıca kapıya doğru uçtu ve bir tenekede oraya bıraktı. Adamlar şaşkın bir şekilde tenekeye bakarken Riva arkasındaki adamın elinden silahı kaptı ve adamı bir yumrukla yere serdi. Riva ile önündeki adamın arasına düşen tenekeden dumanlar yükselmeye başlamıştı. Bir kaç saniye sonra kapı girişindeki teneke kutuda aktif hale geldi. İlk tenekenin dumanı neredeyse çatının yarısını görünmez bir hale getirmişti. Riva'nın önünde duran adam ne olduğunu bilmediği bu dumandan korunmak için kolunu yüzüne kapatmıştı. Riva hemen kapıya doğru koşmaya başladı. Kapıya gelen diğer adamlar dumandan korkmuş ve gerilemişti. Görüş mesafesi yok denecek kadar azdı. Adamlar dumanın en az etkilediği yere kadar geri çekilmişti. Riva kapıdan geçtiği sırada bir el silah sesi duyuldu çatıdan. Rüzgarın etkisi ile çatıdaki duman dağılmaya başladığında Riva'nın önündeki adam Riva'nın kaçtığını görmüş ve çatı girişindeki kapıya doğru rastgele ateş etmişti. 

Metalik sekizgen oda da hala alarmlar çalıyor ve kırmızı ışıklar yanıp sönüyordu. Yazılar ekranda tekrar akmaya başladı.

"Silah ateşlendi. Onu görebiliyor musun? İyi mi?"
"Evet farkındayım ama göremiyorum. Dumanlar dağılmaya başladı, yerde yatan bir adam ve ayakta elinde silah olan bir adam var."
"Peki sağlık göstergeleri?"
"Ya binanın içinde ve sinyal alamıyorum, yada..."
"Yada olmamalı, her şey ona bağlı."
"Bilmiyorum henüz bir sinyal yok, görüntü yok."
"Tamam Drone'u giriş katına indirmeye başla, belki oradan çıkar."

Arayıcı'nın içinde bulunduğu asansör giriş katında durduğunda, Drone'da binanın dışından alt katlara doğru uçmaya başlamıştı. 5. kattan itibaren zehirli gazlar ve hava kirliliğinin oluşturduğu sis perdesi başlamıştı. Drone giriş kapısına yeterince yaklaşmadan net bir görüntü alamayacaklardı.

Arayıcı çıkış kapısına koştu. Kapıları açıp kendisini dışarı attığı anda uçan cisimle burun buruna geldi. 

"Beni bırak. Ona yardım etsene, ona yardım et hadi." diye bağırmaya başladı.

Sekizgen odaya görüntüler geldi.

"Adam bir şeyler söylüyor."
"Evet ve o yanında yok."
"Şimdi ne yapacak acaba? Drone'u tekrar çatıya çıkarsak mı?"
"Bence burada bekleyelim. Çatıda görüntü yok, herhangi bir veri alamıyorum. Binanın içinde olmalı hala."

Arayıcı artık bağırmaktan vazgeçti, gaz maskesini yüzüne geçirdi. Son kez binanın içine baktı, kapı tam kapanmak üzereyken arka arkaya silah sesleri duyuldu. Arayıcı bütün gücüyle koşmaya başladı. Yön fark etmeksizin, hiç bir şey aramadan, hiç bir görevi olmadan sadece koştu. 




Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder