1 Temmuz 2015 Çarşamba

Arayıcı Günlükleri - 5

Metalik renkli sekizgen bir odanın tam ortasında bulunan ve odayı tavandan yere delip geçiyormuş gibi gözüken silindirik güç kaynağının hareketli parlak ışığı sadece kendi etrafını aydınlatıyor, odanın şeklini ve içindekileri gizliyordu. Odaya giriş noktalarında, basamakların başlangıç ve bitişlerinde bulunan mavi neon ışıkları çoğu metalden oluşan odayı grilikten maviliğe taşıyordu. Sekizgenin bir yüzeyi tamamen cam monitörden oluşuyor ve bu yüzeyin siyahı üzerinde sürekli dönen rakamlar ve grafikler ile sonsuza dek sürecekmiş gibi gözüken hesaplamalar otomatik olarak yapılıyordu. Sekizgenin geriye kalan tüm yüzlerini kablolar ve borular bir sarmaşık gibi sarmıştı. Odanın tabanından bir kaç basamak yukarıda kalan iki kapı ve kapıları tam karşıdan gören noktalarda iki metal dikdörtgenler prizması bulunuyordu. Cam monitör, güç kaynağı ve metal dikdörtgenler dışında boş olan oda nihilist bir sanatçının elinden çıkmış gibiydi. Silindirik güç kaynağı ışığı ve uğultusuyla, cam monitör sürekli değişen rakamlar, yazılar ve grafiklerle boşluk hissini öldürüyordu.

Dikdörtgen prizmalar birbirine eşlik eden iki arkadaş gibi, ışıksız, sessiz ve hareketsizdiler, ta ki prizmalardan birinin üzerinde beyaz bir ışık yanıp sönene kadar. Önce uzun aralıklarla yanıp sönen ışık bir müddet sonra kısa aralıklarla yanıp sönmeye devam etti. Neredeyse sürekli yanıyormuş hissi yarattığı noktada diğer prizmanın üzerinde de beyaz bir ışık yandı ve söndü. Sonra o da uzun aralıklarla yanıp sönmeye ve en sonunda kısa aralıklarla yanıp sönmeye başladı. İlk ışık saçan prizma artık sürekli yanıyordu. Cam monitörde bulunan hesaplamalar aniden monitörün sağ alt köşesine yerleşti. Artık sonradan yanıp sönmeye başlayan metal dikdörtgen de sürekli yanıyordu.

Cam monitörde hesaplamalardan açılan bölüme yeni yazılar gelmeye başlamıştı.

R: "Bağlantımız ne durumda?"
E: "Hala zayıf. Zaman zaman görüntü alabiliyoruz ancak tam olarak kontrolümüz altında değil."
R: "Belki de asla kontrol edemeyeceğiz farkındasın değil mi?"
E: "Evet farkındayım ama biraz daha zamanımız var. Biraz daha deneyebiliriz."
R: "Yakın zamanda bir şeyler yapmazsak kolonimizi de kaybedeceğiz ve belki de sonsuza kadar burada tıkılıp kalmış olacağız."
E: "Sonsuzluğu sen istemiyor muydun, Richard?"
R: "Buna yaşam denirse eğer ve burada sıkışıp kalmasak, sonsuz hayatı kim istemezdi ki?"
E: "Haruto'nun son gönderdiği mesajları gördün. Çalışmaları ve hayatları planlandığı gibi gidiyor."

Cam monitörün sağ üst köşesinde beyaz bir sayfa açıldı ve  normal yazılardan daha büyük puntolarla başka bir yazı belirdi.

4000. Gün
- Nüfus kaybı yok. Yeni yerleşkeler kurulmaya devam ediyor. Bilimsel çalışmalar devam ediyor. Yeterli ilerleme kaydedilemedi. Hala günlük yiyecek ve içecek ihtiyacımızın %70'ini stoklardan kullanıyoruz. Farklı türlerden daha fazla tohuma ihtiyacımız var. Planlanan sürenin sonuna kadar dayanmaya çalışacağız.

Koloni İletişim Sorumlusu Haruto.

R: "Evet gördüm ancak yine de son ana kadar beklememeliyiz. Planın işe yarayacağını henüz bilmiyoruz."
E: "Farkındayım. Bu yüzden artık tohumları ve bizi bulması için ekmek kırıntıları bırakmaktan vazgeçip, kontrolü elime almaya çalışıyorum."G
R: "Ben hala ona güvenmiyorum. Sonuçta askeri bir proje ve hala tam olarak kontrolümüzde değil. Kontrol dışına çıktığında neler yaptığını gördün."
E: "Artık ne bir devlet kaldı, ne de askerler. Sadece programlandığı şeyi yapıyordu. Düşman gördüğü insanları öldürdü."
R: "Düşman gördükleri içerisinde yaşlılar, kadınlar ve çocuklarda vardı."
E: "O bir hataydı ve bir daha olmasına izin vermeyeceğim Richard."
R: "Umarım dediğin gibi olur, Elon."
E: "Bu arada Drone-23'ten bir müddet görüntü almayı başardım."

Cam monitörde yazılar kayboldu ve sisli bir görüntü belirdi.

Sislerin içerisinde hızla ilerleyen bir görüntü. Sisler dağılmaya ve drone yere yaklaşmaya başladıkça beliren iki kişi. Biri dizlerinin üzerine çökmüş, diğeri onu teselli edercesine bir elini omzuna koymuş durumda. Görüntü, havada ilerleyip iki kişinin hemen üstünden geçti, geri dönüş manevrası yaptıktan sonra kesildi.

E: "Bu noktada görüntüyü o almaya başladı. Hiç bir şey yapamadım."
R: "Yanında yine birisi var ve yola çıkmış."
E: "Yolda olması iyi. Önce tohumları sonra da bizi bulmasını sağlamalıyız."
R: "Hala ana hedef olarak bizi görüyor mudur?"
E: "Bunun için programlanmıştı. Biz müdahale etmediğimiz sürece hedefi her zaman Yeni Lemuria olacak."
R: "Keşke askeri bir proje dışında başka seçeneklerimiz olsaydı."
E: "Üzgünüm, artık tek ve son umudumuz o, Richard."











Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder