4 Şubat 2015 Çarşamba

Arayıcı Günlükleri - 3


Şifacı hızlı adımlarla asansöre doğru yürüdü. Asansörde bekleyen silahlı görevliye kafasını tamam anlamında sallayarak işaret verdi. Silahlı görevli 20 sayısına bastı. Asansörün kapıları ufak bir tıslamayla kapandıktan sonra sessizliğe inat asansör büyük bir gürültüyle aşağı doğru hareket etmeye başladı. Şifacı kim bilir kaçıncı defa asansörün daha hızlı çalışmasını diledi.

20. kata geldiklerinde silahlı görevli asansörü kata sabitledi. Şifacı çoktan asansörden çıkmış uzun koridoru koşar adımlarla geçmeye başlamıştı. 5-10 kişilik bir grup az ileride bir kapının önünde birikmişti. Korku koridorun başından beri hissediliyor, korkunun getirdiği endişe yüzlerinden okunuyordu. Şifacı her zaman olduğu gibi elinden geleni yapacaktı.

Kapıdan içeri girdiğinde genç kadının artık zorlukla nefes alışını duyabiliyordu. Sağ yanına astığı çantasından önce ahşap döveni sonra bitkileri çıkardı. İlacın işe yarayabilmesi için taze olması gerekiyordu. Hızlı bir şekilde bitkileri ahşap dövene yerleştirip suları çıkana kadar ezdi. Hasta kadının kafasını yattığı yerden biraz yukarı kaldırdı ve bitki suyunu içmesini sağladı. Bitkilerin kalan kısmını yakarak dumanı solumasına yardım etti. Şifacının bazen işe yarayan son çaresi bu bitkilerdi. Aynı durumda müdahale ettiği hastaların genelde genç olanları bu tedavi sonrası iyileşmişti. Ama daha yaşlı ve zayıf olanlarda işe yaramamıştı. Bu seferde işe yaraması için dua etmeye başladı.

"Eskilere bize verdikleri bilgiden ötürü şükranlarımızı sunarız. Yol Gösterici GO. Her zaman bize doğru yolu gösterdin. Şimdi de bu genç kadına doğru yolu göster ve yanımızda kalmasını sağla."

Sözlerini bitirdikten hemen sonra kadının nefes alış veriş sesi duyulmaz olmuştu. Şifacı arkasını döndü ve olumsuz anlamında başını iki yana yavaşça salladı. Arkasında duran insanlardan biri Şifacı'nın kulağına yaklaştı.

"Bu 7 gün doğumu içerisinde 20. katta kaybettiğimiz 2. kişi."
"Farkındayım, Danny. Bu katın sorumlusu sendin değil mi?"
"Evet, Şifacı."
"Seninle konuşmamız gerekiyor."

Şifacı genç kadının üzerinde bulunan örtüyü yüzünü kapatacak şekilde çektikten sonra odadan çıktı. Hemen peşinden Danny'de çıktı. Asansöre kadar önce Şifacı arkada Danny yürüdüler. Asansör kapısında bekleyen silahlı görevlinin yanına geldiklerinde Şifacı Danny'ye döndü.

"Topluluğumuzun daha fazla kişi kaybetmesini göze alamayız."
"Anlıyorum."
"Bu durumda yarın yapılacak "vücut topraklama" işleminden sonra 20. katı karantinaya alıyoruz. Toplu aktivitelere sizden kimse katılmayacak. İhtiyaçlarınız görevliler tarafından kata bırakılacak."
"Peki, bu ne kadar sürecek Şifacı?"
"Katınızda kimseyi kaybetmeden 30 gün doğumu geçirirseniz. Karantinayı kaldırabiliriz. Bu arada senin gün batımı toplantılarına katılman gerekebilir."
"Önemli bir şey mi vardı?"
"Tüm kat sorumluları yeni günde toplantıda olacaklar. Arayıcı gideli 4 gün doğumu oldu. Kuralları biliyorsun."

Danny'nin gözleri hafifçe kapandı, derin bir nefes aldı.

"Anladım Şifacı." dedi. Kabul etmek zorunda olduğu durumun zorluklarının farkındaydı. 30 gün doğumu karantina yetmiyormuş gibi 4 gün doğumu ortada olmayan bir Arayıcı.

Ertesi günün ilk ışıklarıyla 20. kattaki herkes asansör önünde toplanmıştı. En önde Danny duruyordu. Onun arkasında yan yana iki genç adam ölen genç kadını ayaklarından, onların arkasındaki iki genç adam ise omuzlarından yukarı kaldırmıştı. Diğer herkes bu grubun arkasındaydı.

Silahlı asansör görevlisi 20. kattaki herkesi önce 40. kata oradan merdivenlerle çatıya çıkaracaktı. 20. katın tamamının çatıya ulaşması için en az 10 sefer yapması gerekecekti. İlk grup önde duran 5 kişi ve ölen genç kadın olarak çatıya ulaştı.

Çatı katı herkes için önemli bir yerdi. Daha ilk Arayıcı zamanında toprakla kaplanmıştı. O günden sonra temel besin ihtiyaçlarını karşılayacak bitkiler ve sebzeler buraya ekilmişti. Arayıcılar sadece insan bulmak için dışarı çıkmazdı aynı zamanda besin kaynakları, hala çalışan araçlar, tohumlar içinde araştırmalar yaparlardı. Bu sayede toplulukları uzun süredir hayattaydı. Çatıda bulunan toprak katmanının her zaman güçlü olması gerekirdi. Bu sebeple "vücut topraklama" yapılırdı. Bu geleneğin nereden geldiğini bilmiyorlardı ancak ikinci Arayıcı zamanında yapılmaya başlanmış ve Arayıcı Günlüklerine kaydedilmişti. "Vücut Topraklama" işlemleri yapılmaya başlandıktan sonra toprak daha verimli olmaya başlamıştı.

20. katın tamamı çatıya ulaşmıştı. Her katın sorumlusu da törendeki yerlerini almıştı. Normal şartlarda töreni Arayıcı ve Şifacı birlikte yönetirlerdi. Bu sefer ise sadece Şifacı törendeydi.

Şifacı son sözlerini söylemeye başladığında kat sorumluları kendi aralarında hararetle konuşmaya başlamışlardı bile.

"Benliği bilmediğimiz diyarlara giden bu genç kadından kalanlar için teşekkür ederiz. Artık bize toprak ve üzerindeki bitkiler olarak geri dönecek. Teşekkürler Arayıcılar ve Yol Gösterici."

Kadının vücudu toprağın içinde açılan bir bölüme bırakılmış ve üstü toprakla kapatılmaya başlanmıştı. Sonra üzerine yeni bitkiler ekildi. Böylece "Vücut Topraklama" tamamlandı.

Şifacı arkasındaki kat sorumlularına dönerek;

"İşlemin bitmesini bekleyemediniz." dedi.

Bütün sorumlular Arayıcı kuralından bahsediyorlardı. Eğer bir Arayıcı 5. gün doğumu bittiğinde dönmemişse yeni Arayıcı belirlenirdi. Ancak bu sefer bir sorunları vardı. Ellerinde kalan son Arayıcı cihazı bozuktu. Yeni bir Arayıcı seçseler bile ona verecek bir cihazları yoktu. Ayrıca 3 yeni Arayıcı adayından hangisini seçeceklerini bilmiyorlardı. 5. Arayıcı gitmeden önce bir varis seçmemişti.

"Biliyorum 5. gün doğumu başladı ama henüz bitmedi. Arayıcı işlemlerine başlamak için gün batımına kadar beklememizi öneriyorum."

Öneri kat sorumlularının oy birliği ile kabul edildi. Gün batımına kadar beklenecek, yeni Arayıcı belirlenecek ve eskisinin tüm görevleri yeni Arayıcı'ya aktarılacak, eski Arayıcının öldüğü kabul edilecekti.

Gün batımı yaklaşırken tüm sorumlular ve Şifacı, eğer Arayıcı dönerse uğraması gereken ilk yere, 6. kata toplandılar ve beklemeye başladılar.

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder